3 Nisan 2010 Cumartesi

İnsanlığa Veda Partisi

2 Nisan Cuma akşamı, Thales Room'da yaklaşık 75 kişiyle beraber insanlığa veda ettik. Herkes de halinden pek bir memnun görünüyordu.

Saat 19'da içmeye başladım. Saat 3 olduğunda kaç şişe bira, kaç kadeh viski tükettiğimi hatırlamayı bırakın, ayakta duramaz haldeydim. Neyse ki yıllardır geri döndükleri için ayaklarım evimin yolunu biliyorlarmış. Sorunsuz ulaştım yuvama.
Fakat elbiselerimle ve elimde yarısı yenmiş bir poğaçayla uykuya dalmış olmam haliyle hoş olmamış. Alkol kötü bir şeymiş. Zaten gecenin son resmi (alttaki) her şeyi açıklıyor.





Ayrıca insanlığa veda etmek ne kadar kolaysa, tekrar insanlığa dönmek o kadar sancılıymış. Bütün gün ruh gibi dolaştım. Zaman zaman shot olarak Alka Selzer'e boğdum bünyeyi.

Ama bence gecenin en büyük hayvanı ödülünü, kendi düzenliği partiye saat 23'te gelen Sasodam 1 hak ediyor. Doğum günü vesilesiyle elinde vındık votka tepsisiyle bize servis yapan Utku Bey'i de anmadan geçemeyeceğim.

En yakın zamanda tüm katılımcılara "ne güzel de insanlıktan çıktınız öyle" belgelerini yollayacağım.

21 Mart 2010 Pazar

İç Savaş


İç Savaş'ın konsept posterini yandaki resimde görebilirsiniz. "Whose Side Are You On" kelimeleriyle, arka plandaki resim gerçekten güzel bir şekilde ortaya konulabiliyor. Ama Türkçe'ye çevrilince "tarafındasınız ve kimin" biraz uzun oluyor ve olayın bütün espirisi kaçıyor. Çünkü kısa kelimeleri büyük yazarak arkaplan resmi çok güzel ortay çıkıyor fakat çok harften oluşan Kimin ve tarafındasınız kelimelerini ne büyütebiliyorsunuz ne de güzel duruyolar.

Ne yazalım diye çok düşündük. Bir süre sonra iş şunlara kadar geldi:





- peki sizler kimin tarafını seçmeyi arzu edersiniz?
- ya siz olsanız kimin tarafını seçerdiniz ki?
- kimin tarafındasın ulan?!?!?

- kimin tarafını seçerseniz seçin güzel seçin.
- tarafını seç, öyle gel

bu böyle uzayıp gitti ve en sonunda poster konseptini biraz bozarak yanda gördüğünüz posteri oluşturduk. Güzel de oldu bizce :)











3 Mart 2010 Çarşamba

Wasteland Vol.1


Bu sabah itibariyle, Oni Press'le Wasteland anlaşmasını yapmış bulunuyoruz. En hızlı şekilde ilk cildin çevirisini tamamlayıp kitabı raflara süreceğiz. Bu, şimdilik sadece bir önbilgilendirme olsun. Detaylar yakında...

Türkçesi de Çorak Topraklar olsun derim. Siz ne dersiniz?

8 Şubat 2010 Pazartesi

Kaptan Amerika


Örümcek Adam 3. cildin sonunda Captain America'yı Kaptan Amerika diye çevirmişim. En yakın kankalarım günlerdir benimle dalga geçiyorlar. Bir açıklama ihtiyacı hissettim.

Öncelikle, o kadar çeviri yaptıktan sonra Captain America'nın sözlük anlamının Yüzbaşı Amerika olduğunu bilmediğimi düşündükleri için onları esefle kınıyorum. İsmi Kaptan Amerika olarak bırakmamın tek sebebi, bu yazımın Alfa Yayınları'ndan beri Türkçe'de oturmuş olduğunu düşünmemdi. Civil War'da ve 4. ciltte hepsini Captain America olarak bıraktım. Ha o kadar dalga geçildi falan diye değiştirmedim bunu. Cenk'in dediği bir şey aklıma yattı. Adama kısaca Cap diyorlar. Bu lakabı Kaptan diye çevirmek gerekiyor ki tam olarak o anlamı vermiyor bu da.

Neyse uzun lafın kısası, bundan sonraki ciltlerde Captain America ve Cap olacak. Ama sanmayın ki gönlüm Kaptan Amerika'dan yana değil. Hatta Silver Surfer değil Gümüş Kayakçı'dır. Daredevil'in de Türkçesi Korkusuz değil Gözüpek'tir. Ghost Rider'ın da Türkçesi Hayalet Sürücü değil Hayalet Süvari'dir. Bak yine sinirlendim!

15 Ocak 2010 Cuma

Interpol - Evil


Interpol'ü yeni yeni dinlemeye başladım. 2004 yılındaki Antics albümlerinin Evil adlı parçası gerçekten çok iyi. Tek geçiyorum. Melodi zaten çok çarpıcı, hemen insanı etkiliyor. Yalnız sözler biraz garip. Dinlerken bir anlam veremedim.



İnternetten biraz araştırınca sözlerinin Fred ve Rosemary West'le ilgili olduğunu öğrendim. Peki kim bu iki arkadaş diye soracak olursanız da, kendileri İngiltere'nin en ünlü seri katil çiftlerinden biri oluyorlar.

Fred en az 12 genç kadını öldürmekten, Rosemary ise ilk ikisi hariç diğer 10 kadının öldürülmesine yardım etmekten tutuklanıyor. Rosemary halen hayatta ve hapishanede ama Fred mahkemesi sürerken, tutuklu kaldığı yerde intihar etmiş.

Inetrpol gitaristi Paul Banks, seri katillere çok meraklıymış ve bu şarkıyı o kotarmış. Aslında şarkının sözleri, Fred'in hapishanedeyken yaptıklarıyla yüzleşmesi ve Rosemary'ye birkaç mesaj vermeye çalışması gibi görünüyor. Melodiyle sözler birleşince gerçekten etkileyici bir parça çıkmış ortaya. Bize de dinlemek kalıyor.

Şarkı sözlerine buradan erişebilirsiniz.
Fred ve Rosemary West ile ilgili daha fazla bilgiye de buradan erişebilirsiniz.

4 Ocak 2010 Pazartesi

FUNK'a Bastık!


7 Aralık 2009 Perşembe

Thales Room'da çok farklı bir şey deniyorum. Elektronik ağırlıklı bir gece olacak. Mgmt, Vampire Weekend, Hot Chip, The Rapture, The Presets vs. şeklinde giden bir liste yapmayı düşünüyorum.

İlk elektro-pop-funk-jazz karmaşası denemem olacak. Hep birlikte görecez ortaya neler çıktığını :) Güzel olursa belki devam bile ederim.

Bu arada Thales'in baş grafikeri Özgür yine döktürmüş afişte. Ellerin dert görmesin koç!

3 Ocak 2010 Pazar

Burç Adam


Bu çok özel bir kapak oldu. Limitli bastık bundan 16500 tane kadar. Gerekli Şeyler'in cici çalışanı Burç'a özel bir kapak niye yaptık peki?

Şöyle oldu. 4. Örümcek Adam Cildinin çevirisini yaparken bir yerde tıkanmıştım. Kafam durduğu için ne olduğunu bulamıyordum. İşin kötüsü düzeltilerimi yapan Aslı da işin içinden çıkamamıştı. Ama bir anda... o yüce insan günde sadece 10 saat oynadığı PES 2010'dan kafasını bize doğru çevirdi ve şimdi hatırlayamadığım bir kelimeyle nokta vuruşu yaptı. Bizim 10 dakikadır bulamadığımız kelimeyi o cuk diye yerine oturtmuştu. E tabii Örümcek Adam'ın genel yayın yönetmeni olarak da bana soldaki kapağı yapmak kaldı. Yalnız Burç'un, kitabın sırtındaki sırıtan resmine dikkatinizi çekmek istiyorum. Bir insan, bir kitabın sırtına bu kadar mı çok yakışır be kardeşim!